AnasayfaRuhsal SorunlarAksiyete BozukluklarıAkut Stres Bozukluğu ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Kişinin gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne karşı bir tehdit olayını yaşamış , böyle bir olaya tanık olmuş, ya da böyle bir olayla karsı karsıya gelmış olması ve bu durum karşısında aşırı korku, dehşete düşme ve çaresizlik yaşadığı durumlar travmatik durumlar olarak tanımlanabilir. Toplumda genel yaygınlığı yaklaşık olarak %8 iken, kadınlada % 10-12, erkeklerde ise % 5-6 olarak tahmin edilmektedir. Kadınlarda en sık görülen travma tecavüz ve cinsel saldırı iken , erkeklerde en sık görülen travma ise şavaş yasantısı, diğer fiziksel saldırılar ve kazalardır.  Bu rahatsızlıkta en önemli risk etkenleri, kişinin travmaya maruz kalmasının ciddiyeti, süresi ve kişiye yakınlığıdır. ü

Travma sonrası stres bozukluğu  tanı konması ve tedavisi güç olan bir tablodur. Depresyon, anksiyete bozuklukları, intihar, psikotik bozukluklar ve madde kullanım sorunlarının tabloya eşlik etmesi tanıyı zorlaştırmaktadır. Travmaya maruz kalan kişiler her zaman maruz kaldığı travmayı dile getirmek  konusunda gönüllü değildirler. Ayrıca cinsel taciz ve tecavüz gibi travmaları ile getirmek kolay değildir.  Tanı konması için belirtilerin olayın ardından en az bir ay sürmesi ve kişinin aile ,iş ve sosyal alandaki işlevlerini bariz etkilemelidir.

Kişiler travmatik olayı rüyalarında ve günlük düşüncelerinde tekrar tekrar yaşarlar, olayları akıllarına getirecek şeylerden kaçınırlar,  ve aşırı uyarılmışlık halinin yanısıra yanıtlarda donuklaşmada görülebilir. Suçluluk duyguları, kişiler arası ilişkilere bozulma, kendine zarar verme davranışı, bedensel yakınmalar, utanç, umutsuzluk ve değersizlik düşünceleri, toplumsal uzaklaşma, disosiyatif belirtiler ve duygularda dalgalanmalar sıklıkla rastlanılan belirtilerdir.

Bu tablonun gelişmesinde en önemli etken stresör olmakla birlikte, bu stresöre maruz kalan herkeste bu durum gelişmez.Özellikle stresörün kişi için ifade ettiği anlam ve ve bireyin bunu nasıl anlamlandırdığı çok önemlidir.

Temel olarak, travmanın şiddeti, kişinin mevcut sosyal düzeyi ve bireyin daha önceki travma yaşantısının bu tablonun gelişimide etkili olabileceği öne sürülmüştür. Travma ne kadar şidetli ise, kişi daha önce travma yaşamıssa ve kişinin sosyal desteği ne kadar azsa risk o kadar artmış demektir.

Travma sonrası stres bozukluğu, travmadan bir ay sonra ya da25-30 yıl kadar gecikmiş bir zaman dilimide ortaya çıkabilir. Belirtiler üç aydan kısa sürerse akut, üç aydan uzun sürerse kronik ve belirtiler olaydan en az altı ay sonra başlamışsa geç başlangıçlı olarak nitelendirilir.

Akut stres bozukluğu; belirtilerin olaydan sonra ilk  dört hafta içinde ortaya çıkması ve en az iki gün en çok dört hafta sürmesi gerekir.

Tanı konusunda çok dikkatli olunmalı ve detaylı bir değerlendirme yapılmalıdır, özellikle birlikte başka psikiyatrik rahatsızlıkların sık görülmesi tanıyı zorlaştırmaktadır.

Tedavide ilk hedef, travma sonrasında tedaviyi erken başlatarak travma sonrası stres bozukluğu gelişimini engellemektir. tedavi sürecinde ilaçla tedavi  ve psikoterapi seçenekleri mevcut tabloya göre ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir.

Scroll to Top