AnasayfaRuhsal SorunlarAksiyete BozukluklarıObsesif Kompulsif Bozukluk

 

 

 

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB)

Kişinin mantıksız olduğunu kabul etmesine rağmen inatçı ve tekrar tekrar kişinin aklına gelerek sıkıntı yaratan ve kişi tarafından engellenemeyen düşünceler (obsesyon ) , ya da çoğunlukla bu düşüncelerin yarattığı sıkıntıya yönelik ve kişinin bütün çabalarına rağmen engelleyemediği hareket ve davranışlarla (kompülsiyon) seyreden bir hastalıktır. 

Bu hastalık erkekler de daha erken yaşlarda başlarken, kadınlarda ise daha geç yaşlarda başlamakta ve sayı olarak giderek artmaktadır.  Yani, okb yetişkinlerde kadınlarda daha sık görülürken, çocuk ve ergenlerde erkeklerde daha sık görülmektedir.

OKB de görülen bu inatçı düşünceler ve davranışlar kişinin zamanını alır, günlük yaşantısını iş yaşantısını, sosyal etkinliklerini ve ilişkilerini bozar. Bazı hastalarda sadece düşünce veya davranışlar  yalınız görülürken bazı hastalarda ise birlikte görülebilirler. OKB dalgalanmalar gösterse de, sürekliliği olan bir hastalıktır.

En sık görülen düşünceler(obsesyonlar)

Kirlenme; en sık görülen düşünce biçimidir, herhangi bir şeyle kirlenmiş olabileceği düşüncesi şeklinde görülür ve bunu yıkama ve kirlenebilecek durumlardan kaçınma davranışı izler. Bu hastalarda aşırı yıkamaya bağlı deri lezyonları görülür, kirlenme endişesi ile evden çıkma ve kendisini kirleteceğini düşündüğü nesnelerden korkma ön plandadır.

Kuşku; en sık görülen ikinci düşünce biçimidir. Saldırıya uğrarmıyım, ocağı kapattım mı, musluğu açık bıraktım mı,  kapıyı kilitledim mi vb. gibi düşünceler ve buna eşlik eden defalarca musluğu, kapıyı, sobayı kontrol etme vb. davranışlar gösterirler.

Zorlayıcı düşünceler; en sık görülen üçüncü düşünce biçimidir. Hastanın birisine cinsel veya saldırgan bir davranışta bulunacağı düşüncesidir. Bu düşüncelere tekrarlayan davranışlar eklenmez.

Simetri; en sık görülen dördüncü düşünce biçimidir.  Hastalar her şeyin düzenli olmasını isterler, bu hastalar çok yavaş ve planlayarak işlerini yaparlar.

Diğer belirtiler; Özellikle dindar insanlarda görülen dini inançları ile zıt olan ve kişiyi çok sıkıntıya düşünceler. Bazı hastalarda eşya toplama davranışları olabilmektedir dikkat edildiğinde toplanan bu eşyaların gereksiz olduğu ve kişinin eşyalarını atamadığı, işe yaramaz şeyleri eve topladığı saptanır.

OKB hastaların yaklaşık olarak yarısında, kendiliğinden aniden başlarken, diğer yarısında ise tetikleyici bir durumdan sonra başlamaktadır. Sıklıkla diğer ruhsal hastalıklar OKB’ ye eşlik edebilmektedir.  En sık depresyon eşlik etmektedir hatta bu hastalarda depresyon ön plana çıkmakta ve OKB belirtileri hastalar tarafından önemsenmemektedir.  Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal fobi, yeme bozuklukları, şizofreni ve tik bozuklukları gibi pek çok ruhsal hastalık eşlik edebilmektedir. Özellikle depresyonu olan hastalarda intihar riskine dikkat edilmelidir. OKB tek başına olduğu durumlarda tanı koymak göreceli olarak kolaydır. Fakat diğer tablolar OKB’ ye sık olarak eşlik ettiklerinden ayırıcı tanı için diğer tıbbı nedenleri de dışlayan detaylı değerlendirmeler yapılmalıdır.

 

TEDAVİ          

İlaçla tedavi de genellikle antidepresan grubu ilaçlardan bazıları kullanılmakla birlikte, bu ilaçların etkileri farklılık gösterebilmektedir. OKB’ nin ilaçla tedavi edilirken, bu ilaçların kullanıldığı diğer ruhsal hastalıklara göre dozlarının genelde daha yüksek olması ve daha uzun süreli kullanılmaları gerekmektedir. Kullanılan ilacın etkisini görebilmek için yeterli dozda 10-12 hafta kadar kullanılmış olması gerekir.  İlaçların kullanım süresi 1-2 yıldan yaşam boyu kullanıma kadar değişebilmektedir. Hastalığın takiplerinde tedaviye verdiği cevap yetersizse çeşitli ilaçları bir arada kullanmak gibi tedavi güçlendirmeleri yapılabilir.  Psikoterapi Tekniklerinin de OKB tedavisinde faydalı olduğu bilinmektedir.

Bilişsel davranışçı terapi teknikleri ile ilaç tedavisinin birlikte uygulandığı hastalar, bu tedavilerin ayrı ayrı uygulandığı hastalara göre tedaviden daha fazla fayda görmektedirler.

 

 

 

Scroll to Top