AnasayfaRuhsal SorunlarDuygu Durum BozukluklarıDepresyon

 

 

 

DEPRESİF BOZUKLUK

Depresyon, kişisel ve toplumsal maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, en önemli ruhsal sorunlardan biridir ve ciddi bir toplumsal sorundur. Depresyon en fazla fonksiyon kaybına neden olan hastalıklar sıralamasında en üst seviyelerde yer almaktadır. Genetik özellikler, ailesel, biyolojik, sosyal ve psikolojik etkenler depresyon gelişiminde değişen oranlarda rol alırlar.  Depresyon en sık görülen ruhsal sorun olup,  kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmektedir.

Başlıcaları, kederli olma, mutsuzluk, keyifsizlik, zevk alamama, ilgi kaybı, enerji kaybı, uykuda azalma veya aşırı uyuma, yorgunluk, bitkinlik, vücut ağrıları, baş ağrısı, kendine olan güvende azalma, suçluluk ve değersiz olma düşünceleri,  tekrarlayan ölüm ve intihar düşünceleri, iştahta azalma veya artma, dikkatin azalması ve dikkatini toplayamama, içe kapanma vb. gibi pek çok belirti ve bulgu görülmektedir. Bu belirtilerin, sayısı, görülme süresi ve neden oldukları fonksiyon kaybına göre depresyonun şiddeti değişebilmektedir. İntihar eğilimi depresyonda çok dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Depresif atağın ortalama süresi 6-24 aydır, fakat bazı hastalarda bu süre daha uzun ve ya daha kısa olabilir. Depresyonla birlikte başka ruhsal hastalıklarda sık görülebilmektedir.

Depresyon tanısı konurken, alta yatan başka sebep olup olmadığı araştırılmalı ve diğer ruhsal hastalıklarla ayırımı yapılmalıdır. Bazen kansızlık, guatr, böbrek yetmezliği, bazı nörolojik hastalıklar gibi birçok bedensel hastalık depresyona neden olabilmektedir.

TEDAVİ

Hastanın durumuna göre yatırılarak veya ayaktan takipleri yapılarak tedavisi düzenlenebilir. Tedavide antidepresan ilaçlar kullanılmaktadır ve söylentilerin aksine bu ilaçlar bağımlılık yapmaz.  Her hastalığın tedavisinde olduğu gibi hasta ile işbirliği çok önemlidir tedavi seçenekleri değerlendirilirken hastanın da fikirlerinin alınması ve tedavi süreci ile ilgili detaylı bir açıklama yapılması tedaviye uyumu arttırır. Kullanılacak ilaç tedavisine hastanın durumuna göre karar verilir, takiplerinde gerek görülürse ilaç değişikliği ve ilaç ekleme gibi seçeneklere başvurulabilir. İlaçların etkisi genellikle 2. haftadan sonra başlar, hastanın ilaçtan fayda görüp görmediğine karar verebilmek için bu ilacın yeterli miktarda 6-8 hafta kullanılmış olması gerekir.  Tedavi ile hastalık belirtilerinin azaldığı andan itibaren, yaklaşık olarak 6-9 ay daha ilaç tedavisine devam edilmeli ve sonra ilaç bırakılmalıdır. Depresyonun sık tekrarladığı hastalarda bu süre daha uzun olmalıdır.

Özellikle çevresel etkenlerin depresyon gelişiminde belirleyici olduğu durumlarda psikoterapi tekniklerinin tedaviye katkısı belirgindir. Psikoterapi teknikleri hastalığın tekrarlama sıklığını azalttığı da binmektedir. İlaç tedavisi ile birlikte de psikoterapi uygulanabilir ve tedaviye daha hızlı cevap alınabilir.

 

 

 

 

 

Scroll to Top